İlk dinazorların doğuşu ve Dünya’nın değişimi

Ammossauros, bütün dinozorlar gibi, Büyük soy tükenmesinden kurtulan bir avuç, sürüngenden evrimleşmişlerdir. 4.5 metrelik boyları yavaş ve savunmasız olmalarına sebep olur. Bir Dilophosaurus, hayır iki tane. Küçük ve hızlıdırlar. Bir Ammossauros, bir Dilophosaurus için çok büyüktür ama ikisi için değil.

Dinozorlar dünya nüfusunu yeniden arttırdılar. Fakat bu huzursuz ve değişken Gezegende hiçbir tür hüküm süremezdi. Dünya’nın kabuğu inceliyor. Lav fışkırıyor, depremlerle sallanıyor. Sanki görünmeyen bir güç tarafından geriliyor ve Kuzey Amerika’nın doğu sahilinde de aynı şey oluyor. Yeryüzünün plakaları yine hareket ediyor. 190 milyon yıl önce, Pangeia süper kıtası bölünüyor. Büyük bir kara parçası kırıldı. Bu bir çöküntü oluşturuyor ve bu Tethys denilen yeni bir okyanus tarafından dolduruluyor. Günün birinde Orta Doğu olarak adlandırılacak.

Akıntılar kıyı sularına bir çok besin getiriyor. Sudi Arabistan, Irak ve İran olacak yerlere. Ve bu besinler balıkları cezbediyor. Milyonlarcasını ! Bu kadar çok hayat aynı zamanda ölüm de getirir. Okyanusun tabanını ölü balık ve plankton tabakası kaplar. Bundan sonraki 10 milyon yıl boyunca, kaya tabakaları ölü yaratıkların üzerini kapladı ve ısıttı. Antik balık ve planktonlar artık petrol oldu. Arabalarımızdaki her litre yakıt, Gezegendeki her plastik parçası, duvarımızdaki boya ve üstüne bastığımız halı, hatta yıkandığımız sabun, neredeyse tamamının kaynağı budur.

180 milyon yıl önce, daha batıda Kuzey Amerika plakası, hala Avrupa ve Asya plakalarından ayrılıyordu. Bu ayrılma yılda 2.5 santim kadar çok yavaş bir hızla oluyordu. Tırnaklarımızın büyüme hızıyla aynı.

Zamanı biraz daha hızlı sarıyoruz ve şimdi önümüzde yeni bir okyanus ve yeni kıtalar uzanmaktadır. Montreal, Marakesh’ten ayrılıyor. NewYork, Batı Afrika’dan. Bildiğimiz Dünya biçimine kavuşuyor. İki kıta arasındaki boşlukta, büyük bir okyanus oluşur. Atlantik okyanusu ve ortada bir volkan. Daha önce hareket eden plakalar görmüştük, bunun sebebinin yerkabuğunun derinliklerindeki akıntılar olduğunu biliyoruz.

Bu proses aşağıda şu anda bile olmaktadır. Okyanusun tabanı tamamen ikiye ayrıldı ve bir dizi dağ ve volkanı yukarı doğru itti. Himalayalardan bile daha yüksek ve Rocky dağlarından daha uzun. Burada su sıcak. Erimiş lav Dünya’nın derinliklerinden gelerek yolunu zorla açar. Lavlar soğuyarak yeni bir volkanik dağ ve yeni bir okyanus tabanı oluşturdular. Plakaları iten ve Pangea’yı bölen budur, Dünyamızı yeniden biçimlendiren. Dünya’yı kıpırdatıp duran işte bu jeolojik hareketliliktir. Yaratıcı, eşsiz ve Dünya’nın kendini her geliştirişinde üstünde yaşayan şeyler uyum sağlayıp evrimleşmek zorundadır. Equilossauruslar gibi şeyler de buna dahil !

İlk dinazorların doğuşu ve Dünya’nın değişimi www.ilgincbirbilgi.com 1

Equilossauruslar karada yaşayan sürüngenlerin atalarıdır. Ama Gezegen değiştikçe onlar da değiştiler. Yüzgeçleri gelişti ve yeni oluşan Atlantik okyanusuna yöneldiler. Boyları 6 metre uzunluğunda ve hızlı saatte 40 Km. Okyanusların en hızlı yaratığı, en etkili katil ve Dünya’daki okyanuslarda 50 milyon yıl hüküm sürdüler. Fakat şimdi tacı için yeni bir rakip var. bu rakip bir Plesiosaur. Bir otobüsten uzun ve bir kamyon kadar ağır. Dev çeneleri var. Büyük beyaz köpekbalığının çenelerinden 8 kat daha kuvvetli. Dişleri ise 30 cm uzunluğunda.

Dünya ve üzerinde yaşayan canlılar tanınmayacak biçimde değiştiler. Burası bir zamanlar kara parçası idi şimdi ise Atlantik okyanusu. Burası tam da bizim, durup Ammosaurusun büyümesini seyrettiğimiz ve Dilofossauros’un avını takip ettiği yer. Dinozorların dünyası değişik olabilir, fakat hakimiyetleri kesindi.

Bir kır faresi benzeri memeli düşünün ve 185 milyon yıl önceki büyük nesil tükenmesinden sağ kalan memelilerin evrimi ile oluşmuş. Aynı zamanda dinozorlar için bir av. Bir çok memelinin ağaçların üstünde yaşamasının sebebi budur ya da yeraltında ve geceleri ortaya çıkmalarının. Memeliler Dinozorlar için bir tehdit değildir. Dünya’daki hiçbir şey onlara meydan okuyamaz. Dünyadaki hiçbir şey!

Bir göktaşı, büyük bir tane. Bu asteroid yaklaşık 10 Km çapında, Everest dağından büyük ve yaklaşık satte 17 bin Km hızla doğruca Dünya’nın üzerine geliyor. Meksika körfezine doğru yönelmiş, Lucato yarım adası civarına. Öyle hızlı hareket ediyor ki göz kırparsanız çarpışma anını kaçırabilirsiniz.

Asteroid suya değdiği anda yukarda kalan kısmı 11 bin metre yüksekliğindeydi. Günümüzde ticari uçakların uçuş yüksekliği bu seviyededir. Suya öyle bir hızla çarptı ki dokunduğu herşeyi yok etti. Asteroidin kendisi bile buharlaştı. Darbe etkisi ile açığa çıkan enerji milyonlarca nükler silahınkine eşdeğerdi. Hiçbir yer güvenli değil yüksekler bile. Bu uçan parçalardan bazıları apartman boyutundan büyük. Şok dalgaları çarpışma bölgesine, patlama anındaki şarapneller gibi dağıldılar. Çarpışmadan bir kaç dakika sonra, Asteroidin çarptığı bölgeyi içine alan binlerce kilometrelik bir alanda Dünya her yönden saldırıya uğradı. Kaya parçaları yağıyordu. Depremler yeri salladı ve tusunamiler kıyıları vurdu. Fakat herşeyin en kötüsü daha yeni başlamıştı. Kül ve erimiş kaya bulutları, Gezegenin her tarafına yayıldılar. Gökyüzünün tamamı dev bir güneş gözlüğü gibi oldu. Dünya’nın yüzey sıcaklığı 275 dereceye kadar yükseldi. Bitki örtüsü anında kavruldu. Çarpışmadan aylar sonra bile, duman ve kül Güneş ışınlarına engel oluyordu. Gün ışığı azalınca bitkiler öldü onlarla beslenen hayvanlar aç kaldılar. Böyle bir kaos ile karşılaşan herhangi bir şeyin hayatta kalabilmesi nasıl mümkün olabilir ? Dinozorların 165 milyon yıllık hanedanı bitmişti. Fakat dinozorların ölümü başka bir tür için fırsat oldu. Memeliler…

İLK MEMELİLERİN DOĞUŞU

Yeraltında yaşadıklarından sıcaklık ve yangınlardan etkilenmediler. Herşeyi ama herşeyi yiyebildikleri için yiyecek seçen canlılar ölürken onlar semirdi. Bunlar Dinozorların tahtının hiç beklenmeyen mirasçıları oldular. Bir hikaye biterken bir diğeri başlıyordu. Dinozorların ortadan kalkması bu canlılar için büyük bir fırsat oldu. Dinozorlar ölmüştü, Gezegen barış içinde. Bu yeni Dünya’da artık memeliler evrim geçiriyordu.

Gelecekte bir gün Almanya olacak olan göl 47 milyon yıl önce, onları gözlemek için mükemmel bir yer. Bu daha önce gördüğümüz memelilere benzemiyor. Gözleri ve beyni daha büyük. Bu bir Darwinius Masillae veya İda.

Evrimde 47 milyon yıl öncesini zihnimizde canlandırıyoruz. Göl volkanik bir kraterin üzerine oturmuştur ve zararlı gazlar salmaktadır. Şimdi onu öldüren göl, düşük oksijen içeren derinlerinde bedenini muhafaza edecek. Birgün sular ortadan kalktığında, İda kayaların içinde fosilleşecek ve biz onu bulacağız. Ve bu ilkel primat’ı tanıyıp, hayatın başlangıcında neler olup bittiğini anlayabileceğiz. Başından beri gördüğümüz herşeyi, anlamaya yakınız okyanus bakterisi, yürüyen balıklar ve yeraltı kemirgenleri. Gezegenimizin nasıl oluştuğunu anlamamızda bize yol gösterdi.

47 MİLYON YIL ÖNCE

47 milyon yıl önce, atmosfer şimdikine çok benziyor. Sıcaklık 24 derece ve gün uzunluğu 24 saatin hemen altında. Bu haliyle Dünya bizim bildiğimiz Dünya’nın neredeyse aynısı. Neredeyse !

İlk dinazorların doğuşu ve Dünya’nın değişimi www.ilgincbirbilgi.com 2

Dünya’nın plakaları yeniden hareketleniyor ve üzerindeki kıtalar da. Hindistan kuzeye, Asya’ya doğruhareket ediyor. Hint ve Asya plakaları dev bir mücadeleye başlıyor. İki taraf ta kazanamıyor. Her ikisi de burkuluyor. Bir zamanlar okyanus tabanı olan yerde, şimdi 2.500 Km uzunluğunda bir hat oluşuyor. Dev bir dağ tabakası yükseliyor. 1.500 metre…4.500 metre…Şimdi 8.000 metreden fazla, bunlar Himalayalar. Ve işte karşınızda Dünya’nın en yüksek noktası, Everest dağı.

Tepelerdeki karlar eriyerek büyük nehirleri besler. Ganj, İndus, Yangtze ve Sarı Nehir. Himalayalar kocaman bir su kulesi gibidir. Bir gün burdan doğan nehirler neredeyse Dünya nüfusunun yarısına su sağlayacak.

Bu bizim Gezegenimiz, tam 22 milyon yıl önce. Bütün kıtalarıyla ve okyanuslarıyla aynı bizim bildiğimiz şekliyle. Sadece bir şey hariç. Biz, insanoğlu.

Doğu Afrika sahili boyunca, Dünya’nın kabuğunu oluşturan levhalar arasında, büyük bir yarık açılır. Yarık yaklaşık 6 bin  Km uzunluğundadır ve kenarları boyunca dağlar oluşur.

Maymuna benzeyen bu canlı sonsuza kadar bu ağaçların üzerinde kalabilir, fakat yaşadığı Dünya değişmektedir. Oluşan dağlar bir duvar vazifesi yapar ve okyanus neminin karaya ulaşmasını önler, hava ısınır ve kurur. Yemyeşil yağmur ormanları kurak bir savan haline gelir. Yeni sıcak iklim canlıların yaşam alanını yok eder. Bu durum onları daha uzaklarda yiyecek aramak için zorladı ve maymunlar gibi yerde eklemlerini sürükleyerek yürümelerini durdurdu.

İklim yine değişiyor. 70 bin yıl önce deniz seviyesi düştü. Akrika ve Arabistan arasındaki mesafe 13 Km’ye düştü. Kızıl deniz dar ve sığ. Afrikanın ötesine. Homo sapien denilen daha sonraki insan türü de burada. Onlar karşıya geçmeyi başardılar. (Bilim adamlarına göre Afrika dışında yaşayan her kadın çocuk ve erkek, bu birkaç yüz kişilik grubun soyundan gelmiştir.) Zamanla Homo sapien’ler çoğaldılar ve Hindistan, Asya ve Avrupa’ya yayıldılar. Fakat insanlar kuzeye doğru giderken, dev bir buz kütlesi güneye doğru gidiyordu.

AVRUPA, 40 BİN YIL ÖNCE

Homo Sapien’ler buraya ulaşıyor. Hızla değişen bir dünya bulmak için. Hava soğuyor. Yazın en sıcak zamanı olması gerek ama bitkiler donmuş, nehirler de. Dünya’nın yörüngesinde doğal değişimler, karbondioksit seviyesi ve Gezegenin çevresindeki sıcak su akışı birlikte Dünya’nın sıcaklığını düşürmüş. Dünya ve içinde yaşayanlar bir buzul çağına giriyor. Buzulların boyu gökdelenler kadar ve kuzey kutbunda günde 30 cm hızıyla büyüyorlar. Üzerinde hareket ederken yeryüzünü yavaş fakat güçlü bir şekilde heykel gibi işlediler, büyük oyuklar açtılar. Gezegen bir daha asla aynı görünmeyecekti.

Yaklaşık 25 bin yıl önce insanlar buraya kapanıp kaldılar. Kuzey kutbunun büyük bölümü 2.5 Km kalınlığında buz ile kaplandı. Trilyonlarca litre su buz kütlesi haline geldi, deniz seviyesi düştü.

20 bin yıl önce Sibirya ve Alaska arasında okyanusta ince bir kara parçası ortaya çıktı. İki büyük kıta arasında bir köprü. İnsanları Asya’dan Yeni Dünya’ya taşıyacak bir geçit. Amerika. Kolonileşecek son büyük kıta, son büyük insan göçü ve orda aşağılarda bir yerde diğer ilk Amerikalılar.

Şimdi, 14 bin yıl önce değişimler buz devrini tersine çevirdi. Buzlar azalırken ve yeni bir Kuzey yarım küre şekillenirken buzullar suyla doldu dev oluklar açtılar ve Kuzey Amerika’nın büyük göllerini oluşturdular.

İlk dinazorların doğuşu ve Dünya’nın değişimi www.ilgincbirbilgi.com 3

6 bin yıl önce tüm buzlar kutuplara çekildi. Arktika ve Antarktika’ya 4.5 milyar yıllık bir yolculuktan sonra, başardık. Eve döndük ! Bu bizim dünyamız, şimdiki zaman. Şimdi, ilk defa, Gezegenimizin inanılmaz hikayesini derleyebilir, çevremizde gördüğümüz herşeyin neden ve nasıl burda olduğunu anlayabiliriz. Üstümüzdeki gökler, yaşamın vazgeçilmez öğesi olan su, ayaklarımızın altındaki kara ve nihayet yaşam. Felaketler ve tesadüfler zincirinin şaşırtıcı sonucu. Her zafer, her felaket, bizi buraya taşıyan yolun üzerinde bir adımdır.

Dünya’nın hikayesi burda sona ermiyor. Çok şey oldu ama daha fazlası olacak. Dünya en azından bir 4.5 milyar yıl daha yaşayacak. Yolculuğumuzda gördüğümüz herşey, Dünya’nın hikayesinin sadece yarısı. Sadece düşünün, ne harikalar, ne felaketler, ne garip yaratıklar yatıyor bizim rahatsız ve yaratıcı Gezegenimizin geleceğinde. Dünya’nın hikayesinin gelecek bölümü henüz yazılmadı !

3. BÖLÜMÜN SONU

 

3 Bölümden oluşan, Dünya’nın hikayesi hakkındaki makalemizin diğer bölümlerine aşağıdaki bağlantılara tıklayarak ulaşabilirsiniz.

1.BÖLÜM : Dünya ne zaman ve nasıl oluştu ? İşte Dünya’nın hikayesi

2.BÖLÜM : Milyonlarca yıl önce Dünya nasıl bir yerdi ?

3.BÖLÜM : İlk dinazorların doğuşu ve Dünya’nın değişimi

 

Önceki yazımız İnternetin icadı ve hayatımıza girişi hakkında ilginç ve enteresan bilgiler vermektedir.

  

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>