Jüpiter ve Satürn’ün uyduları

Jüpiter güneş sistemimizdeki en büyük gezegendir ve 63 adet uydusu vardır. En büyük dört tanesi, Galilen uyduları olarak adlandırılmaktadır. 1610 yılında, büyük astronom Galileo’nun keşfi oldukları için onlara bu isim verilmiştir. Galilean uydularından ilki olan io, gezegene en yakın yörüngede, Jüpiter’in sadece 400.000 km üzerinde bulunur. Bu mesafe Ay’ın Dünya’ya olan mesafesi ile hemen hemen aynıdır. Bizim uydumuzdan farklı olarak io’nun yüzeyinde hiç krater izi yoktur. Bilim insanları bunun, yüzeyin yeni olduğu anlamına geldiğini fark ettiler. Io’ya bir uzay aracı yada teleskopla her bakıldığında biraz farklı görünür. Io’nun jeolojisi diğer gezegenlerdeki hava durumu gibi sürekli değişir çünkü burası aktiftir. NASA çalışanları, io’nun yakınından geçecek ilk sondaları gönderdiklerinde çok şaşırdılar çünkü düzinelerce aktif volkan gördüler. Bir uyduda nasıl olur da aktif volkanlar olabilirdi? Cevap ise basitti, yerçekimi. Jüpiter’in çekim gücü öylesine büyüktür ki uydusuna kadar uzanır ve onu ezer. Io’yu çeken sadece Jüpiter’in çekim gücü değildir. Çevredeki diğer yakın uydular da yanlarından geçerken onu çekerler. Dolayısı ile uydunun çekirdeği durmadan bir o tarafa bir bu tarafa çekilir. Buna gelgit sürtünmesi denir. Bu sürtünme, io’nun çekirdeğinde aşırı ısınma meydana getirir ve onu Güneş Sistemi’nde ki volkanik olarak aktif bir uydu yapar. Bu sürekli itme ve çekme, io’nun içerisinde binlerce derecelik ısı oluşturur ve dışarıya doğru dev lav püskürmelerine neden olur. Püsküren lav akıntıları sürekli olarak io’nun yüzeyine çıkar. İşte bu nedenle io’nun yüzeyinde görünür çarpma krater izleri bulunmamaktadır.

jupiter-ve-saturnun-uydulari-ilgincbirbilgi-1

Çekim gücü io’nun komşusu Europa’yı da ısıtır. Europa’nın yörüngesi io’dan daha uzaktır ve bu nedenle daha soğuktur. Europa’nın yüzeyi lav yerine buzla örtülüdür. Anarktika’da kaydedilen en düşük sıcaklık eksi 128 derecedir. Europa’nın yüzeyi ise iki kat daha soğuktur. Tüm bu buzun altında, benzer gelgit sürtünmeleriyle oluşmuş su formunda bir yüzeyaltı okyanusunun olduğu kesin ve bu yüzeyaltı okyanusu kayalık manto tabakası ile temas ediyor. Bu da, sıcaklık ve dolayısı ile yaşamı mümkün kılacak besin zinciri demek olabilir.

Io ve Europa’nın uzaklarında neredeyse 60 kadar daha uydu bulunmaktadır. Jüpiter’den oldukça uzakta dev gezegenin çekim gücünün daha zayıf hissedildiği uzaklıklarda ki yörüngelerinde yüzüyorlar. Buralar, gelgit sürtünmesi ve ısı oluşumu için oldukça uzaktır. Dolayısı ile bu uzak dünyalar soğuk ve ıssızdırlar fakat geleceksiz değildirler. Sayısız çarpışmanın izlerini taşımaktadırlar ve bilim insanlarına göre bu olağanüstü uydu sistemini yaratan da her şeyin ötesinde, bu çarpışmalardır.

En sıra dışı uydu sistemine sahip gezegen ise Satürn’dür. 400.000 km’den daha geniş bir alana yayılır. Teknik açıdan, bir milyondan fazla uydusu mevcuttur ve hepsi birlikte Satürn’ün halkalarını oluştururlar. Bir uydu bir misketten daha büyük olmayan kaya parçaları ve buzdan oluşabilir. Bir gezegen çevresinde dönmesi yeterlidir. Satürn’ün halkaları, bir misket büyüklüğünden bir şehir büyüklüğüne kadar sayısız kaya ve buz parçasından oluşmaktadır fakat her biri ayrı bir uydu olarak kabul edilmez. 1 yada 2 km büyüklüğündeki parçalara rastlanıldığında ancak o zaman bir uydudan veya ay benzeri bir yapıdan bahsedilinebilir.

Satürn’ün halkaları, astronominin en eski gizemlerinden biridir. NASA, Satürn’ün halkalarını ve uydularını incelemek için Cassini sondasını 12 yıllık bir görev için fırlattı ve en iyi görüntüleri elde etti. Cassini’den önce Satürn’ün sadece sekiz halkası olduğu düşünülüyordu ancak 30’un üzerinde halkası olduğu görüntülerden anlaşıldı. Bilim insanları, halkaların, Satürn oluştuktan sonra geride kalan artıklardan oluştuğunu düşünüyorlardı ancak 4 milyar yıl önce oluşmuş bir şeyin kozmik toz ve kirle kaplı olması gerekiyordu. Peki öyleyse, Satürn’ün halkaları neden parlak ve temiz görünüyordu?

jupiter-ve-saturnun-uydulari-ilgincbirbilgi-2

Cevap elbetteki Cassini sondasındaydı. Sonda gördü ki, halkalardaki tüm buz parçaları sürekli çarpışıyor ve ayrılıyorlardı. Her çarpışma da temiz ve cilalanmış yeni yüzeyler oluşturuyordu. Astronomlara göre ise olan şu; Satürn gençken halkaları yoktu. Sadece bir sürü uydusu vardı. Bir noktada, donmuş bir kuyruklu yıldız derin uzayda belirdi ve o uydulardan birine çarptı. Kuyruklu yıldız milyarlarca parçaya ayrıldı. Çarpışma, uyduyu da Satürn’ün yakınına itti. Gezegenin güçlü çekim gücü uyduyu parçalarına ayırdı. Şimdi kuyruklu yıldızdan ve uydudan meydana gelen kalıntılar ve buz parçaları karıştılar. Satürn’ün çekim gücü bütün o kalıntıları, kademeli olarak, halkalar oluşturacak şekilde kendine çekti.

2. BÖLÜMÜN SONU

 

5 Bölümden oluşan, Uydular hakkındaki makalemizin diğer bölümlerine aşağıdaki bağlantılara tıklayarak ulaşabilirsiniz.

1.BÖLÜM : Uydular ile ilgili ilginç bilgiler

2.BÖLÜM : Jüpiter ve Satürn’ün uyduları

3.BÖLÜM : Çekim gücünün uydular üzerideki önemi

4.BÖLÜM : Dünyamızın uydusu Ay nasıl oluştu ?

5.BÖLÜM : Uydularda yaşam olabilir mi ?

  

Jüpiter ve Satürn’ün uyduları” için 1 yorum

  • 19 Kasım 2016 Saat 11:47
    Permalink

    Gezegenler, 4,5 milyar yıl önce güneşe yakın yörüngelerde dönüyorlardı.
    ALLAH, gezegenleri güneşten uzaklaştırarak göğü yükseltti.Bu durum astronomide gezegenlerin göç etmesi olarak bilinir.Rahman suresi-7 ve Naziat suresi-28. Ayetler, bunu açıkça yazar.

Yorumlar kapalı