Mısırlılar ölüleri neden ve nasıl mumyalıyorlardı ?

Mısırlılar’ın ölüleri neden ve nasıl mumyaladıkları tarih boyunca hep merak konusu olmuştur. MüslümanlıktaAhiret Günü” dediğimiz olayı, Eski MısırlılarÖbür Dünya” veya “Osiris’ in Dünyası” olarak nitelendirirlerdi. Tıpkı bizim gibi onlar da öteki dünyada rahat edebilmek için, ellerinden geleni yaparlardı. Ancak biz, ruhumuzun rahat etmesi için çalışırken, Mısırlılar ruhun içine girmesi gereken bedeni önemserlerdi. Çünkü Eski Mısır’da bedeni olmayan bir ruh kapsız bir suya benzerdi, yani ruhun gireceği, şekillenebileceği bir vücut olmaz ise o ruh gökyüzünde sahipsiz bir cisim gibi dolaşır dururdu.

Mısırlılar insan ruhunun Ka, Akth ve Ba isimli 3 ruhtan oluştuğuna, ölüm sonrasında ruhu yeniden canlandırmak için onu korumaları gerektiğine inanıyorlardı.

Ba adlı ruhu bir kuş ile betimlemişler ve onun kişinin kimliği, karakteristik özellikleri olarak ortaya koymuşlardır. Ba’nın özgür bir yapıya sahip olduğu ve mezara hapsedilemediğini sürekli çıkıp dolaşarak özgürlüğü yaşattığına inanmışlardır.

Ka adlı ruh ise; kişinin birebir benzeriydi kolları kalkmış bir heykel olarak betimlenmiştir. Ka; insanı yansıtıyor ve ona benzetiliyordu, Ka vücuda, bedene yakın olmak zorundaydı bu yüzden mezarı asla terk edemeyeceğine ve hep bedenin yanında kalacağına inanılırdı.

Akth adlı ruh ise; Eski Mısırlılara göre ölümlü ve bağımsızdır. Öbür tarafa yolculuğunda bedene eşlik eder ve onun yanında bulunur, alemler arasında istediği gibi gezinebilirdi.

misirlilar-oluleri-neden-ve-nasil-mumyaliyorlardi-ilgincbirbilgi-1

Öbür Dünya’ya bu kadar önem veren Eski Mısırlılara göre, diğer dünyada yaşayacak olan bedenin korunması da oldukça önemliydi.

Eski Mısırlılar’da biri öldüğünde ölünün Öbür Dünyaya gitmeden önce yer altı dünyasını geçmesi gerektiğine de inanıyorlardı. Eski Mısırlılara göre yer altı dünyası korkunç canavarlar ve tehlikeli hayvanlarla doluydu. Ölünün bu tehditleri atlatabilmesi için sihire ihtiyacı vardı. Eski Mısırlılar bu yolculukta onlara eşlik edecek büyüleri seçebiliyordu. Seçilen büyüler Ölüler Kitabı’ndan seçilip papirüse yazılarak tabutun içerisine konuluyordu.

Ölüm sonrası yaşam Mısırlılar için o kadar önemliydi ki ölüleri mumyalama işi Eski Mısır’da bir endüstri oluşturmuştu. Bu büyük sistemin içinde;

Ölü yıkayıcılar, mumyalama işlemini gerçekleştirenler, keten’den kişi başına nerede ise bir km uzunluğunda kefen bezini yapanlar, bu keteni yetiştiren çiftçiler, mumyanın işlemlerinde kullanılan kimyasal maddeleri ve baharatları değişik ülkelerden getiren ve satanlar, mezar kazıcıları, mezar duvarlarını süsleyiciler ve duvar ressamları, rahipler, ölüler kitabı yazarları, adak kurban satıcıları v.s. gibi bir çok sosyal grup vardı.

Eski Mısır’ın ilk dönemlerinde (mumyalama teknikleri geliştirilmeden önce) ölüler bele kadar kuma gömülerek çürümeden korunmasına çalışılmıştır. Fakat zamanla hırsızlık gibi durumlar sebebiyle kapalı mezarlar yapılmaya başlanmıştır. Oda şeklindeki bu mezarlara ölüler eşyalarıyla beraber gömülmüştür fakat ölülerin çürümesinin önünde geçilememiştir. Bu durum da mumyacılığın ortaya çıkmasına neden olmuştur.

misirlilar-oluleri-neden-ve-nasil-mumyaliyorlardi-ilgincbirbilgi-2

Eski Mısır’da mumyalama işlemi herkes tarafından gerçekleştirilemezdi. Ölünün yakını bile olsa buna izin verilmezdi ve buna izin verilmesi bile büyük bir suçtu. Mumyalama işlemini sadece cerrahi ve dini eğitime tabi tutulmuş kişiler yapabilirdi. Mumyalamanın en yetkili kişisi ise Baş Rahip’ti ve bir maske ile görevini yapardı. Anubis’i simgeleyen bir maske takan Baş Rahip mumyacılara mumyalama işleminin doğru yapılıp yapılmadığını işaret eder ve yardımcı olurdu.

Eski Mısır’da mumyalama kalitesi de çok çeşitliydi; Firavun mumyaları en özel mumyalardı. Asillere uygulanan mumyalama teknikleri o zamanların ileri yöntemleri olmasına karşın halka veya alt tabakaya daha basit işlemler uygulanıyordu.

Mısırlılar’ın ölüleri neden mumyaladıklarını anlattığımıza göre şimdi isterseniz Mısırlılar’ın ölüleri nasıl mumyaladıklarına göz atalım.

Mumyalama nasıl yapılır ?

Mısırlılar ölüleri arınma yeri olarak adlandırılan çadıra getirilir ve burada üç gün bekletilirdi. Bu üç günlük süre zarfı içinde bağırsak ve vücuttaki bakteriler yavaş yavaş organik yapı taşlarını yemeye ve bozmaya başlarlardı. Sonraki üç günde ise, vücut potasyum banyosuna yatırılırdı.

misirlilar-oluleri-neden-ve-nasil-mumyaliyorlardi-ilgincbirbilgi-3

Nihayet birinci haftadan itibaren vücudun organları çıkartılmaya başlanırdı. Ama işleme geçmeden önce vücudun değişik deliklerinden yani burun, kulak ve makattan potasyum ile terebentin verilerek organların bozulmadan şekillenmesi sağlanırdı. Bu arada yanaklar çökmesin diye ağız içi Nil yatağının çamuruyla doldurulur, göz yerine çakıl taşı, etrafı alçı kaplı soğan çekirdeği veya cam konurdu. Burundan bir çengelle girilip beyin parçalanır ve parça parça çıkarılıp atılırdı. Beynin korunmamasının nedeni Eski Mısırlılar’ ın beyine önem vermemelerindendir. Eski Mısır’da yaşam kalpten girer, kalpte yaşar, kalpten çıkardı. Eski Mısırlılara göre, düşünce merkezi de yine kalpti. Bu nedenle kalp çıkarıldıktan sonra mumyalanıp tekrar yerine konulmasına rağmen, beyin hiçbir şekilde saklanmamıştır, beyin önemsenmediğinden dolayı, hiyerogliflerde bile yer almamıştır.

misirlilar-oluleri-neden-ve-nasil-mumyaliyorlardi-ilgincbirbilgi-4

Karın organlarını çıkarabilmek için mesaneden kalbe doğru bir kesi yapılır ve çıkartılan bağırsak, mide, karaciğer gibi organlar işlem gördükten sonra Kanope adı verilen büyük vazolara yerleştirilir, bu vazolar da mumyanın yanına konurdu. (Kanope Nil Deltası’nda bir kenttir. Fransız Arkeologlar bu şehrin Nekropolünde çok miktarda vazo bulunca Eski Mısır mezarlarında ki vazolara bu şehrin ismini vermişlerdir.)

Yukarıda belirtilen şekilde çıkarılan kalp genelde tekrar mumyalanıp yerine konurdu. Fakat bazı durumlarda kalp Kanope’ye yerleştirilir, vücudun kalp boşluğuna da altın bir skarabe (bok böceği) heykeli konurdu. Ölünün penisi de aynı şekilde mumyalanır ve tekrar yerine yerleştirilirdi ki öbür dünyada da kişi üreme fonksiyonlarına devam edebilsin.

misirlilar-oluleri-neden-ve-nasil-mumyaliyorlardi-ilgincbirbilgi-7

kimyon, karabiber, sarımsak, soğan ile harmanlanmış samanla doldurulur ve karın derisi palmiye ipliği ile dikilirdi. İç organlar çıkartılıp vücut dikildikten sonra ölünün vücudu güzel kokan yıkanır ve durulanırdı.

Karın organlarının çıkarıldığı boşluk, kimyon, karabiber, sarımsak, soğan ile harmanlanmış samanla doldurulur ve karın derisi palmiye ipliği ile dikilirdi. İç organlar çıkartılıp vücut dikildikten sonra ölünün vücudu güzel kokan palmiye şarabıyla yıkanır ve Nil suyuyla durulanırdı.

Daha sonra ölünün vücudu tuz benzeri bir madde olan, Mısırlıların “Net-jeryt” dediği ve Kahire yakınlarındaki bir vadide bulunan natron ile doldurulur ve ölü yanlamasına yatırılırdı. Bu sayede vücut içinde kalan tüm sıvıların dışarı akması sağlanırdı. Mumyala işlemine başlamak için vücut tamamen kurutulurdu.

Kurutma işlemi sırasında vücut natron ile beraber saklanırdı. Tüm vücut şerit halinde hazırlanmış keten kumaşlar ile sarılır ve minik bir tabutun içine yerleştirilirdi. Ardından tabut ahşaptan yapılmış, Andropoid adı verilen, insan şeklindeki iç içe geçmiş dört bölmeli bir sandığa konulur ölü beden 40 veya 70 gün bu şekilde bekletilirdi. Bu sayede vücuttaki nem emilip, organik yapı antibiyotik bir korumaya alınmış olurdu. Krallar için ise bu bekleme süresi daha uzun tutulurdu.

misirlilar-oluleri-neden-ve-nasil-mumyaliyorlardi-ilgincbirbilgi-5

40 ila 70 gün süren bu kurutmanın ardından vücudun içi ve dışı aromatik yağ ve güzel kokulu baharatlarla yıkanıp mumyalama işlemine başlanırdı.

misirlilar-oluleri-neden-ve-nasil-mumyaliyorlardi-ilgincbirbilgi-6

Mumyalama işlemi ilk olarak kafa kısmından başlardı. Mumyanın başı şeritler halindeki keten kumaşlar ile yağlanarak sımsıkı sarılırdı. Bunun nedeni ölen kişinin hayattaki yüzüne Öbür Dünyada’da sahip olmasını sağlamaktır. Ölüler altın, kolye, yüzük, bilezik gibi değerli takıları ile birlikte mumyalanırdı.

Baş ve boyun kısmının mumyalanmasının ardından el ve ayak parmakları teker teker kaliteli keten ile sarmalanırdı. Kollar ve bacaklar ayrı sarılır, katmanların arasına vücudu koruyacağına inanılan muskalar yerleştirilirdi. Sarma işlemi esnasında bir rahip yüksek sesle dualar okurdu. Bu dualar kötü ruhların kovulması ve ölünün sağlıklı bir şekilde öteki hayata geçmesi için gerekliydi.

Ölünün tüm vücudu gerçek yaşamındaki boyutlarına ve ebatlarına ulaşana kadar keten kumaş ile mumyalanmaya devam edilirdi. Bu mumyalama işlemi yaklaşık 1 hafta kadar sürmektedir.

misirlilar-oluleri-neden-ve-nasil-mumyaliyorlardi-ilgincbirbilgi-8

Mumyalama işlemi bitirdikten sonra mumyanın yüz kısmına ölen kişinin yüzüne benzetilmiş maske takılırdı. Bu sayede ruh onların inancına göre yüzü tanıyarak bedene geri dönüyordu.

Bu işlemlerin ardından mumya için son hazırlıklar gömülmesine ilişkindir. Ölen kişinin statüsüne göre bu hazırlıklar farlılık göstermektedir. Genel olarak, mumya iç içe tabutlara konur, en son ölen kişiyi tasvir eden lâhite yerleştirilirdi. Bu aşamada ölünün değerli eşyaları, kanope içerisindeki iç organları, onu koruduğuna inanılan küçük heykelcikler de mezara konulurdu.

misirlilar-oluleri-neden-ve-nasil-mumyaliyorlardi-ilgincbirbilgi-9

Bunların dışında önemli bir nokta da ölü kitabının tabuta konulmasıdır. Bu kitap, tanrı Osaris’in sorgulamasından geçmesi için ölen kişiye kaynak niteliğinde olmaktaydı. Mumyaların mezarları oda şeklindedir ve bu odalara “kurgan” adı verilmektedir.

Önceki yazımız Dünyanın en soğuk şehri Yakutsk hakkında ilginç bilgiler vermektedir.