Tuhaf ama gerçek bilgiler

Bazı olaylar vardır ; insanı o kadar şaşırtır ki günlerce aklınızdan çıkmaz, kafanıza takılır ve sonunda olayı araştırmaya başlarsınız. İşte tam da bu noktadan yola çıkarak merak edilen tuhaf ama gerçek bilgiler hakkında çeşitli derlemeleri bulacağınız bu yazımıza klasik müziğin dehası olan Ludwig van Beethoven’ın sağır olması ve sağırken yapmış olduğu ünlü bestesi ile ilgili bilgiden başlıyoruz.

Bilmem daha önce rastladınız mı ? Birkaç yıl önce gazetenin birinde bir köşe yazarı sormuştu bu soruyu. Geçen gün yine bir dergide rastladım. Köşe yazarı okurlarına şöyle bir soru yöneltiyor : “Bir kadın var. Bu kadın frengi hastası ve tam sekiz tane çocuğu var. Bu çocuklardan üçü sağır, ikisi kör ve biri zeka özürlü. Ama kadın yine hamile. Sizce bu çocuğu dünyaya getirsin mi, yoksa kürtaj mı yaptırsın ?

Böyle bir soruya cevap verenlerin tamamına yakını doğal olarak “Kürtaj” der değil mi ? Ama kürtaja “Evet” dediyseniz şu anda klasik müziğin doğayeni Beethoven’ı öldürdünüz !

Klasik müziğin gelmiş geçmiş en büyük ismi olan Ludwig van Beethoven’ın hayat kesitleri gerçekten inanamayacağınız türden.

Ludwig van Beethoven 16 Aralık 1770 tarihinde Almanya’da doğuyor (Ölüm tarihi : 26 Mart 1827). Bir saray müzisyeni olan alkolik babası oğlu Beethoven’a piyanoyu daha dört yaşında zorla çaldırmaya başlayan katı bir adam. Beethoven’ın parmakları piyanoya küçük geldiğinden çalamayıp ağlıyor ; ama baba hiç acımadan katı tutumunu sürdürüyor.

tuhaf-ama-gercek-bilgiler-ilgincbirbilgi-1

Beethoven’ın annesi ve kardeşleri ise sürekli hasta. Kardeşleri teker teker ölüyor. En son iki tanesi hayatta kalıyor. Yürek sızlatan cinsten, gerçekten zor bir yaşam sürmüş Beethoven.

Hayatı boyunca birkaç kez aşık olmuş, fakat hiç evlenmemiş. Frankfurt’lu bir tüccarın karısı olan Antonie Brentano’ya ölesiye aşık olduğu ve Diabelli Varyasyonları’nı bu “Ölümsüz Aşkı” na adamış olduğu bilinir. Yüzünde hem bir bebek masumiyeti hem de Azrail’in acımazlığını aynı anda sergilediği de.

Beethoven’ın dokuz senfonisi, beş piyano konçertosu, bir keman konçertosu, bir piyano, keman ve çello için üçlü konçerto, otuz iki piyano sonatı ve birçok oda müziği eseri bulunmaktadır.

BEETHOVEN SAĞIR MIYDI ?

Beethoven doğuştan sağır değildir. Yaşamı boyunca sağlık problemleri çeken Beethoven 30’lu yaşlarına doğru işitme yetisini yavaş yavaş kaybetmeye başlar. Bu durumun kariyerini olumsuz etkilemesinden endişe duyan ünlü müzüsyen durumdan kimseyi haberdar etmez. Bu durumun gelip geçici bir işitme kaybı olduğunu zannetmesine rağmen sağırlık günden güne, git gide artmaya başlar.

Ludwing Beethoven’ın davranışları işitme kaybının ilerlemesi ile garipleşmeye ve tuhaflaşmaya başlar. Bunu dalgınlığına vurarak ört bas etmeye çalışmasına rağmen çevresi Beethoven’ın bu tuhaf davranışlarının aslında dalgınlıktan kaynaklanmadığının farkına varır. Fakat hiç kimse Beethoven’ın neden böyle davrandığını anlayamaz ve bu davranışlarına bir anlam veremez. Kimsenin aklına ünlü müzisyenin işitme kaybı yaşadığı gelmez çünkü böylesine mükemmel bir müzik dehasının işitme engelli olabileceğine ihtimal veremezler.

tuhaf-ama-gercek-bilgiler-ilgincbirbilgi-2

Beethoven kardeşine yazdığı bir mektubunda durumu şöyle izah etmiştir. “İnsanlara sesli konuşunuz, bağırınız, çünkü ben sağırım demek mümkün değil. Toplum hayatından uzaklaşmanın dışında başka çarem yok. Bunun için sizden özür diliyorum. Halbuki aranızda olmayı ne kadar isterdim. Rahatsızlığım talihsizliğimi bir o kadar artırmaktadır. Cemiyet içinde bulunup başkalarını dinlemek, karşılıklı sohbet etmek benim için mümkün değil. Dışlanmış biri olarak yaşamak mecburiyetindeyim. Bir topluluğa yaklaştığımda korku içimi kaplar. Durumumun anlaşılmasından öyle korkuyorum ki..

İlerleyen yıllarda piyano seslerini bile duyamaz hale gelen Beethoven, piyano imalatı yapan arkadaşından sesleri yüksek çıkaran piyano yapmasını istemiştir. 1801 yıllarında başlayan duyma problemi 1805 yılından iyice artar. Beethoven bu yıldan itibaren kendisini toplumdan tamamen soyutlayarak hiç kimse ile konuşmaz hale gelir ve 1818 yılında ise artık tamamen sağır kalır.

Ancak sağırlık Beethoven’ın 9. senfonisi olan Neşeye Övgü (Almanca: Ode an die Freude)’yü  yazmasına engel olmaz. Gerçek anlamda tamamen sağır olmasına rağmen 9. senfonisinin açılışını 1824 ’te kendisi yapmak ister. Durumun artık farkında olan arkadaşları orkestrayı Beethoven’i değil yanındaki şefi dikkate almaları konusunda uyarır ve senfoninin tamamlanmasından sonra seyirciler Beethoven’i ayakta alkışlarlar. Bu beste bildiğimiz gibi şu an Avrupa Birliği’nin Milli Marşıdır.

Diğer tuhaf ama gerçek bilgimiz ise, Sahra Çölüne yağan kar hakkında.

2,5 milyon yaşında olan Sahra Çölü ya da Büyük Sahra Çölü, Afrika’nın kuzeyinde, kıtanın ortası ile kuzeyini ayıran 9.000.000 km² büyüklüğünde dev bir çöldür. Yüzölçümü büyüklüğü Amerika Birleşik Devletleri’ni kaplayacak kadardır. Atlas Okyanusu kıyılarından Kızıldeniz kıyılarına kadar uzanır.

Böylesine büyük bir çöle kar yağmasının şaşırtıcı bir durum olması aslında yanlış bilinen bir kanı olan “çöllerin her zaman çok sıcak olması” ndan kaynaklanır. Evet çöl ortamı sıcaktır ancak bu durum gündüzleri ve bilhassa öğleden sonraları için geçerlidir. Ancak güneş kaybolup hava kararınca ve özelikle sabaha karşı erken vakitlerde çöldeki sıcaklıklar insanın iliklerini donduracak kadar düşebilmektedir.

SAHRA ÇÖLÜNE HİÇ KAR YAĞDI MI ?

tuhaf-ama-gercek-bilgiler-ilgincbirbilgi-3

Evet, 18 Şubat 1979 yılında Sahra Çölüne kar yağmıştır. Yaklaşık yarım saat süren kar fırtınası Güney Cezayir’in çeşitli yerlerinde etkili olmuş ancak çölü kaplayan kar bir saat içinde eriyerek ortadan kalkmıştır.

Sahra Çölüne yağan kar o yıllarda ilk defa rastlanan bir durum olduğu için pek çok Cezayirli tarafından mucize olarak kabul edilmiştir. Hatta Çöle kar yağmasının kıyamet alameti olduğunu söyleyenler bile olmuştur. Ancak 18 Şubat 1979 yılında yağan kar Sahra Çölü’ne yağan son kar olmamıştır.

19 Ocak 2012’de Batı Sahra Çölü’nün Beçar bölgesinde beklenmedik şekilde oluşan soğuk hava dalgası, çöle tekrar kar yağmasına yol açmıştır. Bölgede hava durumu, 24 saatlik kar yağışının ardından normale dönmüştür.

Önceki yazımız Rubik Küpü’nün icadı hakkında ilginç ve enteresan bilgiler vermektedir.

  

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>