Anıtkabir hakkında daha önce duymadığınız ilginç bilgiler

Anıtkabir, Türk Kurtuluş Savaşı’nın, inkılapların önderi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün, Ankara Anıttepe’de (eski adıyla Rasattepe) bulunan anıt mezarıdır. Ayrıca dördüncü cumhurbaşkanı Cemal Gürsel de 1966 yılında devrim şehitleri bölümüne defnedilmiştir (6 Kasım 1981 tarihli Devlet Mezarlığı Kanunu 1.madde 2.fıkra gereğince, 27 Ağustos 1988’de çıkartılmıştır). 1973’den beri İsmet İnönü’nün kabri de Anıtkabir’dedir.

Yapımı yaklaşık 9 sene süren Anıtkabir’in yapım maliyeti 20 Milyon TL dir (O dönemin parası ile). Yapının takribi ağırlığı ise 150.000 tondur. 15.000 m2’lik bir alana yayılan Anıtkabir’in yapımında kullanılan pek çok malzeme ise Türkiye’nin çeşitli yörelerinden getirilmiştir. Özellikle bozkır ortasındaki Ankara’ya uygun düşen sarı taş Çankırı yöresinden, mermerler Bilecik ve Osmaniye’den sağlanmıştır.

Birçok heykel, süsleme ve kabartmanın yer aldığı Anıtkabir’deki tek parçadan oluşan ve Osmaniye’den geltirilen taşman lahit mermerinin ağırlığı 42 ton, uzunluğu 4 metre 20 santim, genişliği ise 1 metre 60 santim’dir.

Ata’nın kabri, 42 tonluk yekpare mermerden yapılan sembolik lahit’in yaklaşık 7 metre altındaki mezar odasında bulunmaktadır. Türk milletinin kalbine gömdüğü Atatürk, Selçuklu-Osmanlı kümbet mimarisine göre yapılmış sekizgen şeklindeki mezar odasında “vatan toprağında” yatmaktadır.

Dünyadaki anıt mezarlar elbette salt bir defin olayıyla sınırlı değildir. Anıt mezarlardan, kişi kültünü daha da belirgin hale getirmesi, ziyaretçilerinde “uhrevî” duygular uyandırması beklenir. Bu, Türkiye’de de böyle olmuştur. Anıtkabir’i yapanlar, bir anıt mezarda olması gereken hemen her şeyi düşünmüşlerdir. Örneğin, Aslanlı Yol ve diğer uzun yürüyüş yollarında yer alan zemin taşları asimetriktir. Ayrıca taşların arasında beşer santim uzunluğu olan çimler bulunur. Bununla; yürüyenlerin dikkatinin dağılıp, yürürken başlarını sağa sola çevirme, yukarı kaldırma ya da sıkılarak etrafındakilerle konuşmalarına mani olmak amaçlanmıştır. Her şeye rağmen gözleriniz taşlara takılmadı, “başınız önde” yürümediniz diyelim. O zaman da en azından çim aralıklarına ayağınızın takılmaması için yine mimarların öngördüğü biçimde yürümek zorunda kalırsınız. Böylece yol üzerindekilerin görüntüsü, “başları önlerinde keder içerisinde yürüyenler” şeklinde olur.

Ölümünden 15 yıl sonra Etnografya Müzesi’ndeki geçici istirahatgahından Anıtkabir’e nakledilen Ata’nın naaş’ı, tahnit işlemi çözülerek, Suriye’deki Caber Kalesi, Kore’deki Türk şehitliği, Selanik’teki doğduğu evin bahçesi, KKTC ve illerden getirilen toprakların harmanlandığı “vatan toprağına” İslami usullere göre kefenlenerek ve yüzü kıbleye bakacak şekilde defnedildi. Ata’nın kabrinin yer aldığı mezar odasına ise sadece Genelkurmay Başkanı’nın izniyle girilebiliyor.

ANITKABİR’İN İNŞAATI

Anıtkabir 4 kısım olarak tasarlanmıştır.

anitkabir-hakkinda-daha-once-duymadiginiz-ilginc-bilgiler-1

1. Kısım inşaat (1944-1945) : Bu kısımda toprak seviyesi ayarlaması yapılmıştır. Ayrıca Atamızın kabirine doğru uzanan aslanlı yoldaki istinat duvarı yapılmıştır. Tüm bunların yapımı yaklaşık olarak 1 yıl sürmüştür.

2. Kısım inşaat (1945-1950) : Mozole ve törenin yapıldığı alanı kapsamaktadır. Ayrıca meydanın çevresindeki benzer amaçlarla kullanılacak binaların yapılmasınıda içerir. Yine 2. kısım’ın inşaatında anıt kütlesinin projeside tasarlanmıştır. Giriş kuleleri ve Anıtkabir’e uzanan yolun önemli bir bölümü bu aşamada tamamlanmıştır. Devamında arazide ağaçlandırma gerçekleştirilimiş, sulama sistemi yapılmıştır. Tüm bunların yapımı ise yaklaşık 5 yıl kadar sürmüştür.

3. Kısım inşaat (1950) : Anıta çıkan yollar ve aslanlı yol tamamlanmıştır. Ayrıca tören meydanı ile mozolenin üst döşemeleri ile Anıta çıkan merdiven basamakları yapılmıştır.

4. Kısım inşaat (1950-1953) : Artık Anıtkabir’in tamamlanması için son aşamadır. Şeref holü ve tonozlar yapılandırılmış, taş profiller ve saçak süslemeleri tamamlanmıştır. Bu inşaat aşamaları bittikten sonra Anıtkabir’in 9 yıl süren inşaatı son bulmuştur.

ANITKABİR’İN YERİNİN BELİRLENMESİ

Anıtkabir’in yapımına 9 Ekim 1944 yılında başlanmıştır. 1 Eylül 1953 yılında ise yapımı tamamlanmıştır. Anıtkabir’in yerini dönemin Aydın Milletvekili Mithat Aydın önermiştir. Birçok seçeneğin tartışıldığı zamanda Mithat Aydın,Anıttepe” olarak değiştirilecek olan “Rasattepe” yi önerdi. Atatürk yıllar önce “Rasattepe” de yaptığı gezide burası için “bu ne kadar güzel bir anıt yeri” demiştir. Atatürk bu sözü söyleyerek sanki yıllar sonra gömüleceği yeri hissetmiş gibiydi.

Anıtkabir projesi için birçok ülkeden teklif geldi. Ancak 49 proje içinden Prof. Emin Onat ve Doç. Orhan Adanın projesi kabul edildi. Atamızın kabri ayrıca depreme karşı da oldukça dayanıklıdır.

ANITTAKİ ASLANLAR

Giriş yerinden başlayarak, ortadaki büyük meydana kadar uzanan yola Giriş Yolu/Altın Yol/Aile adı verilir. 30 metre eninde ve 260 metre uzunluğundaki bu yolun iki yanında Hüseyin Özkan’ın yaptığı, Hitit heykelleri üslubunda 24 arslan heykeli vardır. Bu aslan heykelleri 24 Oğuz boyunu temsil etmektedir. Bilindiği gibi aslan kültürümüzde gücü temsil etmektedir. Aslanların karşılıklı olması ise milletimizin birlik ve bütünlüğünü ifade eder. Atamızın anıtına doğru yaklaştıkça aslanların başlarıda giderek öne eğik bir hal alırlar.

ANITTAKİ BAYRAK DİREĞİ

Anıtkabir’in diğer önemli unsurlarından biride bayrak direğidir. 33,5 metre uzunluğundaki bu bayrak direği 1946 yılında Nazmi Cemal adlı kişi tarafından ABD den getirilmiştir.

ATATÜRK MÜZESİ

anitkabir-hakkinda-daha-once-duymadiginiz-ilginc-bilgiler-2

Anıtkabir’de bildiğiniz gibi Atatürk müzesi bulunmaktadır ve Atamızın pek çok eşyası burada sergilenir. Müzede traş takımları, bastonları, aldığı hediyeler ve birçok eşyasının yanı sıra Atamıza ve ailesine ait fotoğralarda bu müzede yeralır. Ayrıca müzede Atatürk’ün hem baston hemde tüfek olma özelliğine sahip silahı, Sabiha Gökçen ve Afet İnan’a hediye ettiği tabancalar, manevi kızı olarak gördüğü Rukiye Erkine hediye verdiği mini bir Kuran’da bulunmaktadır.

Anıtkabir müzesinde ayrıca Atatürk’ün özel kitaplığı da bulunmaktadır. Bu kitaplar arasında en önemli olanı Nutuk’tur. Orijinal metni müzede yer almaktadır. Ayrıca başta Türk ve İslam Tarihi, dil, edebiyat, sosyal bilimler ve birçok konuda yazılmış kitaplar bulunmaktadır. Türkçe, Osmanlıca, Fransızca, İngilizce, Almanca, Rusça, Arapça, Farsça, Slav dillerindeki toplam 3118 kitap müzede ziyaretçilere sergilenmektedir.

Önceki yazımız Türkiye’nin bor madeni ile üretilen ilk yerli deterjanı Eti Matik hakkında bilgiler vermektedir.

  

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>