Antarktika’da buzullar ve yaşam

Antarktika denizleri soğuk ve çalkantılı olsa da içlerinden yaşam fışkırıyor. Antarktika buzullarında başka hiçbir kuş suya bu kadar uyum sağlamamıştır. Ve bu kuşlar dalgalarla baş etmede ustalar. Penguenler yalnızca Güney Yarımküre’de bulunurlar. Uçamazlar, ama zaten uçmalarına da gerek yoktur. Antarktika’da hiç kutup ayısı bulunmamasına rağmen buzullarda yaşam bu kuşlar için oldukça zordur.

Gentoo penguenleri ilkbaharda yumurtlamak ve yavrularını büyütmek için Antarktika’ya  gelirler. Yavruları o kadar çok deniz ürünü ister ki her iki ebeveyn de balık avına çıkmak zorundadır. Ve avlanmak Antarktika buzullarında çoğu zaman tehlikeli olabilir. Güney Amerika deniz aslanı Gentoo’lara yetişmek için kırılan dalganın hızını kullanır. Deniz aslanları normalde balıkla beslenir. Yani usta yüzücüleri yakalamaya alışkındırlar. Ancak Gentoo’lar denizde onu alt etmişe benziyor. Deniz aslanı artık taktik değiştirmeli. Belki de sığ sularda avlanması daha kolay olurdu. Ama deniz aslanı pes etmiyor.

ANTARKTİKA’DA BUZULLAR VE YAŞAM

Görünüşe göre penguenleri suda yakalamak bu deniz aslanı için imkânsız. Peki ya karada? Penguenin yüzmek için çok güçlü olan kanatları koşmaya gelince hiçbir işe yaramıyor. Şimdi, deniz aslanının kesinlikle bir şansı var. Fakat sahilde ikisi de sudan çıkmış balık gibiler. Avcı ve av, rollerini nadiren bu kadar beceriksizce oynar. Sonucu ise kimse bilemiyor.

Her yaz 40 milyondan fazla penguen beslenmek için Güney Okyanusu’na gider. Binlerce balina da onlara katılır. En kalabalık olanı minke balinasıdır. Hepsi, yeryüzündeki en zengin okyanustan beslenmeye gelir. Daha güneyde buzullardan oluşmuş, donmuş kıtayı görmeye başlıyoruz. Güney kambur balinaları Ekvator’dan 7,000 kilometre sonar nihayet Antarktika’ya vardı. İnsanlar uzun zamandır bu gizemli dünyaya hayranlık duydu. Fakat daha henüz yüz yıl önce ilk kaşifler iç kesimlere yürüyüp yeryüzündeki en yüksek, kuru ve soğuk bölgeyle karşılaştılar.

Antarktika’da buzullar ve yaşam 2 www.ilgincbirbilgi.com

Her yıl, etrafındaki deniz buzu yok oldukça kıta dönüşüm geçirir. Bu erime Antarktika’nın boyutunu yarıya indirir. Gezegenimizde meydana gelen en muhteşem mevsimsel değişim budur. Deniz buzulunun kalıntıları üzerinde bütün kışı burada geçiren foklar günü güneşlenerek geçirir. Ancak yeni gelenler çekilen buz sınırını takip etmek zorundalar. Ve onlar buraya avlanmaya geldiler.

Antarktika’da buzullardaki yaşamın bir numaralı yırtıcısı katil balinadır. Katil balinalar, kendilerinden çok daha büyük hayvanları avlayabildikleri için kurtlara benzerler. Fakat ulaşamıyorsanız küçük avlar bile büyük bir sorundur. Çözümü ise, takım çalışmasıdır.

Katil balinalar mükemmel bir hizada yüzüp kuyruklarını aynı anda sallayarak buzu kıran bir dalga oluşturuyorlar. Ardından bir araya toplanıp buza verdikleri hasarı değerlendiriyorlar. Buz istedikleri gibi hasar almadı, bunun için daha güçlü bir dalga yaratmaları gerekiyor. Sonunda buz kütlesi parçalanıyor ve kendilerine ilerleyebilecek bir yol açıyorlar. Artık hedeflerine iyice bakabilecek kadar yakınlar.

Fok balığı, yengeçle besleniyor. Dişleri keskin ve çok güçlü. Bu fok katil balinaların pek istedikleri gibi değil. Denizin kurtları daha kolay bir av arayışına koyuluyorlar. Ve karşılarında Weddell foku. Bu av onlar için çok daha iyi. Weddell fokları daha uysal ve baş etmesi daha kolay. Balina grubu birbirine yakın duruyor ve sessizce ilerliyor. Bu kez çok daha güçlü bir dalga yaratıyorlar. Hem de şaşırtıcı bir doğrulukla. Bu büyük dalgalar buzu kırmak için değil avı suya düşürmek için. Ve nadiren başarısız oluyorlar.

Fok artık katillerin istediği yerde. Fakat av daha yeni başlıyor. Avı kuyruğundan yakalamaları lazım. Aynı zamanda da güçlü çenesinden uzak durmaları gerekiyor. Ancak o zaman onu aşağı çekip boğabilirler. Yan darbeler şiddetli su altı türbülansı yaratıyor. Yeni bir taktik. Baloncuklar çıkarmak, diğerlerinin fokun kuyruğuna hamle yapması için kamuflaj sağlıyor. Fok minik bir buzun üstüne çıkmayı başarıyor.

Antarktika’da buzullar ve yaşam 3 www.ilgincbirbilgi.com

Balinalar onu kolayca yakalayabilir. Fakat artık bunu bir oyuna çevirmişe benziyorlar. Fokun hayatı buzun devrilmesine bağlı. Sürü bir kez daha foku düşürmek için harekete geçiyor. Fok bir kaçış fırsatı yakalıyor. Bitkin düşmüş hâlde ve artık kendini güvenliğe itecek enerjisi kalmadı. Katiller de yaklaşıyor. Oyun bitti. Böyle takım avları nadiren görülse de bilim insanları bunların doğada belgelenmiş en karmaşık saldırı olabileceğine inanıyor. Bu olaya ilk kez, 100 yıl once Antarktika’yı keşfe geldiklerinde Kaptan Scott ve adamları şahit oldu.

Daha da güneyde, buz parçalarının yerini yazın ortasında bile erimeyen kalıcı buz örtüsü alıyor. Bu, pek çok canlının geçemediği bir engel. Buzullar güçlü minke balinalarını bile çaresiz bırakıyor. Buzun altında ilerlerken nefes almak için ihtiyaçları olan havaya ulaşamayacaklarsa geri dönmek zorundalar. Buzun altındaki yaşam, hayatta kalmak için son derece özel olmak zorunda. Çok azımız bu tuhaf şekilde durgun dünyayı bizzat görecek. Ve kimse hakkında pek fazla şey bilmiyor.

Buzdan sarkıtların kristal yüzeyi vücudu antifrizle dolu olan buz balıklarına ev sahipliği yapıyor. Buzdan tavan, altında yaşayanları yukarıdaki dehşetli kutup kışından koruyor. Milyonlarca yıldır burada çok az şey değişti. Soğuk sayesinde hayvanlar çok yavaş büyüyüp devler hâline gelebiliyorlar.

Tespih böceğinin bir akrabası, burada yemek tabağı büyüklüğünde. Ve bu, sözde deniz örümceğinin bacakları ise yarım metre genişlikte. Artık, kâşifler buzun altında saklı olan fakat karadaki dünyaları açığa çıkarıyorlar. Duman tüten bu bacalar bir mağara ağına açılan kapılar. Her birinde sıra dışı buz kristali toplulukları var. Yeryüzündeki hiçbir yere benzemiyorlar. Kar taneleri gibi, her bir kristal eşsiz. Bazıları bir insandan daha uzun. Bazılarında ise bu aşırı koşullarda çoğalabilen bakterilerin yaşadığı düşünülüyor. Kristalleri hafifçe sallayan esinti, onları meydana getiren şeyin ta kendisi. Bu esinti aslında Erebus Dağı’nın erimiş kalbinden gelen buhar.

Antarktika?da buzullar ve ya?am 4 www.ilgincbirbilgi.com

Erebus, gezegenimizin en güneyindeki volkan. Bu krateri çevreleyen buz mağaralarında şimdiye kadar bilinmeyen yaşam formlarının bile olabileceği düşünülüyor. Kıtanın kenarındaki bu sıcak vahadan ayrılarak Güney Kutbu’na doğru yolculuğumuza devam ediyoruz.

Önümüze çıkan ilk büyük engel görkemli Transantarktik dağ sırası. Scott ve Amundsen’ın Güney Kutbu’na ulaşan ilk insanlar olmak için mücadele ettikleri rotayı takip ediyoruz. Onlar yürüyerek gidiyorlardı ve bu dağları ilk görüşleri gerçekten de göz korkutucu bir deneyim olmuştur. Önlerinde dünyanın en uzun dağ sıralarından biri uzanıyordu. Kıtanın bir ucundan diğerine 3,200 kilometre. Burada yeryüzünün en hızlı rüzgârları esiyor. Saatte 320 kilometre hıza ulaşıyorlar.

Buzla örtülü dağ, fırtınaların yaralarını taşıyor. Buzdan oyulmuş tuhaf heykeller. Koşullara yalnızca buz boyun eğmiyor. Bu yontulmuş minare, acımasız doğa koşullarının dört bir yandan aşındırdığı bir dağın kalıntıları. Daha ötede hiç umulmayan bir manzara. Kurak Vadiler.

Antarktika’nın yalnızca %1’inde buz yoktur. Ve o çıplak kayaların çoğunluğu da buradadır. Kurak Vadiler, Mars’ın yüzeyine dünyanın başka her yerinden daha çok benzer. Zemin sıra dışı doğal yapılarla kaplıdır. Bu vadilere kar yağmasını engelleyen rüzgârlar tarafından oluşturulan şekiller. Zamanla, kaya bloğunun tamamı sadece kabuğu kalıncaya kadar aşınıyor. Bu vadilerin ucunda, buz kaçışını gerçekleştiriyor. Milyonlarca ton buz yavaşça vadiye doğru yuvarlanıyor. Bu buz kütleleri gökdelen boyutunda.

Antarktika’da buzullar ve yaşam 5 www.ilgincbirbilgi.com

Yandaki fotoğraftaki ise Beardmore Buzulu. Scott ve adamları bir şekilde burayı yürüyerek geçmişlerdi. Uzunluğu 160 kilometreden fazla ve yeryüzündeki en büyük buzullardan biri. Fakat hiçbir şey ilk kâşifleri ileride karşılaşacakları şey için hazırlamış olamazdı. Antarktika kıta buzulu. Gezegendeki en geniş buz kütlesi.

Kimi yerlerde beş kilometre kalınlıkta ve dünyanın tatlı sularının %70’ini tutuyor. Buradan, 1,200 kilometre uzaktaki Güney Kutbu’na kadar buzdan başka hiçbir şey yok. Bu sonsuz beyazlıkta yolcuğumuz sona eriyor.

3. BÖLÜMÜN SONU

 

3 Bölümden oluşan, Dünya’nın uçlarına doğru, Kutup bölgeleri ve Kutuplarda yaşam hakkındaki makalemizin diğer bölümlerine aşağıdaki bağlantılara tıklayarak ulaşabilirsiniz.

1.BÖLÜM : Dünya’nın uçlarına doğru, Kutup bölgeleri ve Kutuplarda yaşam

2.BÖLÜM : Dünyanın en büyük adası Grönland’da yaşam

3.BÖLÜM : Antarktika’da buzullar ve yaşam

 

Önceki yazımız Türk mühendislerinin yaptığı yanmayan ve görünmeyen elbiseler hakkında ilginç ve enteresan bilgiler vermektedir.