Hindistan’ın yaşayan köprüleri

Kuzeydoğu Hindistan’ın derinliklerinde, dünyanın en çok yağış alan yerlerinden birinde azgın nehirleri aşmak için köprüler inşa edilmiyor, köprüler yetiştiriliyor !

Kuzeydoğu Hindistan’da, Meghalaya, Butan ile Bangladeş arasında kalan, yeryüzünün en çok yağış alan bölgesindeki Cherrapunji ve Mawsynram köylerinde olağan üstü bir köprü uygulaması yapılıyor. Başkenti Shillong olan bu bölgeye yaz aylarında, Bangladeş üzerinden kuzeye doğru ilerleyen yoğun nem bulutları toplanıyor ve atmosfer içerisindeki küçük alanda “sıkışarak” daha fazla nem tutamayacak hale geliyorlar. Bu da bölgede aralıksız olarak yağışa neden oluyor. Yağışlarla beraber azan nehirler ise geçişe elvermeyecek kadar güçleniyorlar. Bölge halkı ise, bu duruma çözüm olarak yüzyıllar önce keşfedilmiş, sürdürülebilir mühendislik harikalarından birini, yani yaşayan köprüleri kullanıyor. Konu sürdürülebilir mimarlık olduğunda gösterilebilecek en güzel örneklerden biri olan Hindistan’ın yaşayan köprüleri kelimenin tam anlamıyla doğayla bütünleşmiş, muhteşem birer mühendislik harikası.

hindistanin-yasayan-kopruleri-ilgincbirbilgi-1

İnanılmayacak kadar basit bir yöntemle inşa edilen yaşayan köprülerin sağlamlığı ise öyle lafın gelişi falan değil. Uzunlukları 15 ila 30 metre arasında değişen bu köprüler genellikle 5-6 metre genişliğinde. Civardaki dereler üzerine çelik kablolarla inşa edilen diğer “modernköprüler gibi üzerinden tek bir kişi bile geçerken sallanmayan, zeminindeki kabloların aralığından 15 metre aşağıda çılgınca akan nehir görüntüsü ile insanın yüreğine korkular salmayan bu doğal köprüler 50 kişiyi bile aynı anda taşıyacak kadar sağlamlar. Tam olarak kullanılır hale gelişi yaklaşık onbeş yıl süren doğal köprülerin ömrü 5-6 yüzyıl. Hatta içlerinde 10 asırlık olanlarına bile rastlamak mümkün.

Oluşturulabilmesi için sadece birkaç kauçuk (Ficus elastica) ağacının hasatını gerektiren her kök köprü; uzun yıllar sürekli sağlam, verimli, iyi halde ve canlı kalabilmektedir. Kök köprülerin yapımında kullanılan bu ağaç, gövdesinden fazla ikincil kökler üretir ve nehir kenarı boyunca veya hatta nehirlerin ortalarında bile büyük kaya parçalarının üstünde tutunarak yaşar.

Bu bölgelerde yaşamakta olan Khasi kabilesi, çok uzun zaman önce bu ağacı fark edip nehirlerin geçitvermeyen noktalarında kolayca karşıdan karşıya geçmek için bu güçlü kökleri kullanmaya başlamışlar. Şimdi bu insanlar herhangi bir yerde ve zamanda bir gereksinim ortaya çıktığında sadece köprülerini yetiştiriyorlar.

hindistanin-yasayan-kopruleri-ilgincbirbilgi-2

Yeni bir canlı köprünün yapılmasıBetel ağacı (Hindistan’da yetişen tırmanıcı karabiber ağacı) gövdeleri ile kauçuk ağacının ince, narin köklerini ileri doğru düz bir şekilde büyümesini sağlayıp bu kökleri korumaktan geçiyor. Köklerin köprü haline gelmesi için güçlü ve büyük düğümler atılıyor. Etrafta bulunan ve uzun filizler vermiş olan bambu gövdeler köprünün iskeletini oluşturmak için kullanılıyor. Düğümlerse bu bambu iskelet üzerine atılıyor. 6-8 yıl içinde bambu çürüyor ama bu süreçte kökler yeterince güçlendiği için sağlam bir köprü yapısı oluşturuyor. Büyümekte olan kökler nehrin diğer kıyısına ulaştığında, köklerin toprağa değmesine izin veriliyor. Yeterli zaman verilince de, sağlam canlı bir köprü yetişmiş oluyor.

Canlı ve büyümeye devam ettikleri için, köprüler zamanla daha da dayanıklılık kazanıyor ve Cherrapunji çevresindeki köylerin halkı tarafından da yüzyıllar boyunca kullanılmaya devam ediyor.

Hindistan’ın yaşayan köprüleri’nin yanısıra, Mawsynram’ın eteklerinde kalan ormanlarda “yaşayan merdiven” ismi ile bilinen doğal yapılarla karşılaşmak da mümkün. Bu doğal merdivenler sayesinde, bölge halkı oldukça dik olan tepelere kolaylıkla çıkabiliyor.

hindistanin-yasayan-kopruleri-ilgincbirbilgi-3

“Knups” olarak bilinen, bambu ve muz yapraklarından yapılan geleneksel Khasi şemsiyeleride oldukça meşhur çünkü bu ilginç şemsiyeyi kullanan işçiler, yağmur fırtınası altında iki elini birden kullanarak çalışabiliyorlar.

Dünyanın en büyük probleminin insan nüfusunun önlenemez yükselişi ve kirlenen, azalan hatta yokolan doğal kaynaklar olduğu günümüzde, yaşadığı coğrafyaya, böylesine uyum sağlayan bir toplumun varlığına tanık olmak gerçekten çok güzel. Demek ki coğrafyanın dayattığı zorluklar yine coğrafyadan gelen avantajlar kullanılarak zekice aşılabiliyor. En modern yöntemlerle, en gelişmiş malzemelerden inşa edilen ve uğruna servet harcanan her bina, her yol, her köprü zamana teslim olup yıpranırken, Meghalaya’nın Cherrapunji bölgesinde yaşayan Khasi halkı insana dair en önemli silahı, aklını kullanıp zamana meydan okuyan bu yaşayan köprüleri beş para harcamadan yaparak, doğa ile barışık yaşamayı bizlere yeniden öğretiyor adeta.

Kuşaktan kuşağa aktarılan bu doğa nöbetinin meyveleri bugün eskisinden bile sağlam halde hala insanoğluna hizmet ediyor.

Önceki yazımız Tayland hakkında ilginç ve enteresan bilgiler vermektedir.

  

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>