İlksel kara delikler

Kara delik terimi oldukça yenidir. 1969 yılında Amerikalı bilim insanı John Wheeler bu terimi ilk olarak ortaya attı.

Fakat bu kara deliklerin varlığının ilk tespiti değildi. 1783 yılında Cambridge`te öğretim görevlisi olan John Michell, yeterli ölçüde yoğun ve kütleli bir yıldızın ışığın kaçamayacağı yeğinlikte bir kütleçekim alanına sahip olabileceğini ve yoğun bir kütleçekim alanına sahip olacağını vurgulamıştı. Yıldızın yüzeyinden yayılan ışığın hepsi çok uzağa gidemeden yıldızın kütleçekim kuvvetince geri çekilecekti.

Michell bu durumda çok sayıda yıldız olabileceğini öngörüyordu. Işıkları bize ulaşmadığı için onları göremiyor olsak da kütleçekim kuvvetlerini hissedebilirdik. Haklı çıktı.

Bilim insanları, evrenin çok erken evrelerinde düzensizliklerin çökmesiyle meydana gelen, çok küçük kütleli ilksel kara deliklerin var olabileceğini düşünüyor.

Bu tip kara delikler çok daha yüksek bir sıcaklığa sahip olur ve çok daha büyük oranda ışınım yayarlar. Baslangıç kütleleri bundan daha az olan ilksel kara delikler şimdiye dek tamamen buharlaşmış olur, ama bundan çok az daha büyük kütlesi olanlar halen X ışınları ve gama ışınları biçiminde ışınım yayarlar.

Bu X ışınları ve gama ışınları ışık dalgalarına benzer, sadece dalga boyları çok daha kısadır. Bu tip deliklerin kara sıfatını hak etmesi zordur. Renkleri beyazdır ve yaklaşık 10.000 megawattlik bir enerji yayarlar.

ilksel-kara-delikler-ilgincbirbilgi

Gücünden faydalanabiliyor olsak, böylesi bir kara delik 10 tane enerji santralini çalıştırabilirdi. Ama pratikte çok zordur diyebiliriz. Çünkü; Bir kara deliğin kütlesi, bir dağın kütlesinin bir santimetrenin milyon kere milyonda birinden daha aza, bir atom çekirdeğinin boyutlarına sıkıştırılmasına eşittir.

Bu kara deliklerden biri dünyanın yüzeyinde olsaydı, onun yerin yüzeyinden dünyanın merkezine düşmesini engellemek olanaksız olurdu.

En sonunda merkeze yerleşene dek toprağın altında bir aşağı bir yukarı salınırdı. Bu ilksel kara deliklerin yayınımından faydalanamıyor olsak bile acaba onları gözlemleme şansına sahip miyiz ?

İlksel kara deliklerin yaşam sürelerinin büyük bir bölümünde yaydıkları gama ışınlarının peşine düşebiliriz. Çok uzakta oldukları için çoğunun ışınımı çok zayıf olsa da hepsinin toplamı tespit edilebilir.

Plank`ın kuantum ilkesi bize her bir gama ışını kuantumunun çok yüksek bir enerjiye sahip olduğunu söyler. Yine de böyle bir kara deliğin Plüton kadar bize ( Evren mesafesi olarak çok yakında ) olduğunu düşünsek, Plüton mesafesinden gelen bu kuantumu gözlemlemek için, şu ana dek inşa edilenlerin hepsinden daha büyük bir gama ışını algılayıcısını gerektirir.

Bu dedektörün uzayda olması gerekir, çünkü bu gama ışınları atmosferin içinden geçemeyecek kadar azdır.

Yazan : İnanç Kaya Kızılkaya

Önceki yazımız Zamanın oku bilmecesi hakkında bilgiler vermektedir.